Cunda Adası

Haftasonu Önerileri Vitrin

Ayvalık Cunda Adası resmi adı ile Alibey Adası, Ayvalık gezilerinin vazgeçilemez adreslerinden biri, her mevsim başka güzel, zeytin ve çam ağaçlarıyla süslü doğası, eski Rum evleri, kilise ve değirmenleriyle tarihe tanıklık eden eden sokakları, hiç bir yerde bulamıyacağınız deniz ürünleri ve mezeleriyle ünlü restoranları , ıssız koyları ile gezerken mutluluk dönerken hüzün duyacağınız harika bir yer.

Adanın antik dönemdeki adı Nesos, Piri Reis haritalarında ise Yunda olarak geçiyor. Cunda adının anlamı nereden kaynaklandığı tam olarak bilinmiyor, Osmanlı zamanında adada yaşayan Rumlar ise güzel kokulu ada anlamında Moskonisi adını vermişler. Ada günümüzde milli mücadelede Yunan ordusuna karşı Ayvalık’ta direnişi başlatan Ali Çetinkaya‘nın anısına Alibey adını resmi olarak taşıyor. Adanın yerli halkını mübadele ile çoğu Girit adasından gelen Türkler oluşturuyor. Adada ünlü kişilerin yerleşmesi, taş evlerin el değiştirmesi ve ticari kullanımı sürsede kültürel yapı ve doğal çevreyi bir ölçüde koruyabilmiş. Bunda adanın çevresindeki diğer adalarla birlikte Tabiat Parkı olarak koruma altında olmasınında katkısı bulunuyor.
armutçuk lale adası köprü
Ayvalık‘tan 9 kilometrelik karayolu ile veya denizyolu ile ulaşabileceğiniz Cunda adasına keyifli bir yolculukla ulaşıyorsunuz. Karayolu ile önce küçük bir ada olan lale Adası ile Ayvalık arasındaki sığ denizin doldurulmasıyla yapılmış Gönül yolunu geçerek 1 km sonra Lale adası ile Cunda adası arasındaki Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü olan 50 metre kadar uzunluğu olan köprüden geçerek adaya geçmiş oluyorsunuz. Köprüden sonra ya düz devam ederek eski yol ile deniz kenarından kısa bir yolculukla veya sol taraftaki yolu takip ederek adanın merkezine ulaşılıyor.
Adaya düzenli olarak çalışan Belediye otobüsleri, dolmuş taksiler veya Ayvalık merkezindeki küçük bir iskeleden kalkan teknelerle gidebilirsiniz.
Cunda Adasına giderken yol boyunca yazlık konutlar olsada adanın merkezinde 15 Eylül caddesinin sonunda yer alan göbekten sağa dönerseniz futbol sahası ve liman, sola dönerseniz adanın kalbi diyebileceğimiz merkezine ulaşıyorsunuz.Ada içinde sokaklar oldukça dar olduğu için yaya olarak gezmek daha doğru olur.
cunda
Diğer yoldan adaya gittiğinizde ise Hamidiye camii ve eski çoçuk esirgeme kurumu önünden ilerliyerek yine merkeze ulaşıyorsunuz.
taş döşemeli sokaklardaki gezinizde kapılarındaki yapım tarihleri duran sarımsaklı taşından yapılmış bir kısmı cafe, restoran, pansiyon olarak kullanılan evler, dükkanlar arasında hayranlıkla gezerken adanın en ünlü yerlerinden Taksiyarhis Kilisesi karşınza çıkıyor.
rahmi-koç müzesi
Restorasyonu tamamlanmış kilise 1873 yılında yapılmış, kilise Rahmi M. Koç müzesi olarak pazartesi günleri dışında ziyarete açık, mutlaka görmeniz gereken ünlü mekanlardan biride 200 yıllık olduğu söylenen Taş Kahve, burada sakızlı kahve, limonata veya çay içerek dinlenmek, içindeki kırlangıç yuvalarını, hatta kırlangıçları görerek zaman geçirmek mümkün.
taş kahve
Sahil boyunca yer alan restoranlar dışında adanın diğer sokaklarındada cafe ve retoranlar var, sahildeki restoranlar sadece kendi önlerinde masa kurabiliyor, sahilde geniş bir yürüyüş alanı yaratılmış. Yaz sezonunda yoğun kalabalık nedeniyle kafanızda belirlediğiniz veya tavsiye üzerine gitmek istediğiniz bir restoranda yer bulamıyabilirsiniz.
cunda sokak
Adadaki en çok ilgi gören yerlerden biride Aşıklar Tepesi denilen yerdeki Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı, harabe halindeki Agios Yannis Kilisesi ve yanındaki yıkılmış değirmen Rahmi Koç tarafından restore edilmiş, eski büyük elçilerimizden Necdet Kent ve eşinin adı verilerek ziyarete açılmış, büyük kitaplığa sahip olan eser görülerek, kafesinde oturup müthiş bir manzarayı seyredebilir, değirmenin giriş bölümünden anı eşyaları alabilirsiniz.sevim-necdet kent kitaplığı

Kitaplığın alt tarafında ise büyük bölümü yıkılmış bir başka kiliseyi görebilirsiniz.Sokağın sonunda ise üç duvarı kalmış kilisenin adada yapılan ilk kilise olduğu söyleniyor. Restore edilmiş Kız okulu gezilebilecek yerlerden biri.
Adada sahile yakın gösterişli bir bina olan halk arasında Despot Evi olarak bilinen ve tarihi yapı restore edilmeyi bekliyor.
Adadaki Leka Panayia manastırı restore edilerek etrafı çevrilmiş ve ziyaretçi girişine kapalı olan eserlerden biri, Sabancı ailesinden Suzan Sabancı Dincer tarafından restore edilip müze ev olarak kullanılan Ayışığı manastırı Paterica yarımadasının en ucunda yer alıyor.haftada birgün ve kısa süreli ziyaret edilebildiği söylenen yapıyı denizden yaklaşıp seyretmekte güzel.
ayisigi-manastirijpg
Cunda adası çevresindeki adalardan Tavuk adası ve Güvercin adası üzerinde üzerinde bulunan manastırlar ve Cunda adasından Paterica yoluna gidilirken Ekşi çeşme olarak bilinen çeşmenin yanından yürüyerek ulaşılabilen, çam ağaçları ile kaplı bir tepedeki yıkılmış durumdaki Taksiyarhis Ta Çamia Manastırı ilginizi çekebilir.

Adanın ünlü restoranları, cafeleri, barları,çay bahçeleri, iskeleleri, lokma ve dondurmacıları ile sürekli hareketli ve canlı merkezi dışında arka yüzü görülmesi gereken doğal güzellikleri barındırıyor.

Ada merkezine girişteki değirmenden bir bölümü asfalt olan yol sağ taraftaki sitelerden sonra toprak yol olarak devam ediyor. Daha önce yapılanlar dışında yapılaşma ve tesis olmayan Patriça Koyu sığ ve temiz denizi ile denize girmek ve güneşlenmek için harika bir yer, ihtiyac duyabileceğiniz yiyecek ve içecekleri yanıza alarak gitmeniz gerekli, yol boyunca ilerlediğiniz de doğa ile iç içe Bıyıklı pansiyon, az sayıda taş evleri olan çevresi zeytin ağaçlarıyla kaplı birinci köy ve daha ilerisinde ikinci köy ve Sobe otele ait bir plaj ve Ayışığı manastırı yer alıyor.
Paterica_Koyu_Burnu_Plaj_Ayval_k
Ada merkezi ve Patrica dışında vaktiniz varsa gezip görebileceğiniz yerlerden bir başkasıda Ada merkezine girmeden değirmenden sonra sağınızda ki tepeye doğru giden yolu takip ederek ağaçlar arasındaki bir yoldan ilerlediğinizde Ortunç Hotel, Ada kamping, Doğaköy tatil sitesi gibi tesislerin dışında yapılaşma olmayan eşşiz güzellikte bir doğal ortam olan çevreyi gezebilirsiniz.

Cunda adası ve çevre adaları, koyları gezip görmek için düzenlenen tekne turları ile ve otobüslerle gelenler oldukça fazla, tur rehberleri eşliğinde adayı gezenler, adada lokma,yöreye özgü Papalina balığı, Girit dondurması, Ayvalık tostu gibi lezzetleri tadarak, hediyelik eşyalar, zeytin ve zeytin yağı satılan yerlere uğruyor.
Adada çok çeşitli hediyelik eşyalar bulabileceğiniz hediyelik eşya çarşısından veya diğer dükkanlardan anı eşyası olabilecek objeler ve zeytin, zeytin yağı ve sabun, zeytinyağlı bakım ürünleri, adaya özgü sepet peyniri ve tulum peyniri, kantoron otu ve yağı alınabilir.
bay-nihat_
Sahil boyundaki ve arka sokaklardaki restoranlar Ege mutfağı ve deniz ürünleri ağırlıklı, yüz civarında farklı mezeleriyle ün salmış olan ada restoranları gurmelerin uğrak yerleri arasında.
Eğlence hayatı fazla hareketli olmasada her yaştan insana ve tercihlerine yönelik olarak geziler yapmak, bir çay bahçesinde yada bir bankta oturarak dinlenmek veya kafe, taverna, bar veya canlı müzik olan yerlerde ve restoranlarda eğlenmek şeklinde gerçekleştiğini görebilirsiniz.

Adada çok sayıda pansiyon, motel, otel bulunuyor, fakat özellikle yaz sezonunda rezervasyon yaptırmayanlar yer bulamıyabiliyor. Günü birlik gelipte kalmaya karar verenler Ayvalık veya Sarımsaklı’daki otellerde de kalabilirler.

Bir cevap yazın